gelangen Ne DemeK
gelangen Türkçe Çevirisi
ulaşmak…
gelangen Telaffuzu, Sesli Okunuşu
gelangen ile ilgili cümleler
| TÜRKÇE | ALMANCA |
|---|---|
| -diği kanaatine varmak | zu der Überzeugung gelangen, dass |
| … -diği sonucuna varmak | zu der Erkenntnis gelangen, dass |
Oca 01
gelangen Türkçe Çevirisi
ulaşmak…
gelangen Telaffuzu, Sesli Okunuşu
| TÜRKÇE | ALMANCA |
|---|---|
| -diği kanaatine varmak | zu der Überzeugung gelangen, dass |
| … -diği sonucuna varmak | zu der Erkenntnis gelangen, dass |
Bu yazının kalıcı bağlantısı https://pratikalmanca.com/gelangen-ne-demek/
Oca 01
untersuchen Türkçe Çevirisi
araştırmak, muayene etmek, soruşturmak, analiz etmek
untersuchen Telaffuzu, Sesli Okunuşu
Bu yazının kalıcı bağlantısı https://pratikalmanca.com/untersuchen-ne-demek/
Ara 02
Almanca Über edatı -e halindeki isimlerle birlikte kullanıldığında bir cisim veya şahsın arada bir temas olmaksızın üzerinde bulunmayı gösterir ve “üzerinde” olarak Türkçeye çevrilir.
| Almanca | Türkçe |
|---|---|
| Die Lampe hängt über dem Tisch. | Lamba masanın üzerinde asılı duruyor. |
| Das Bild hängt über dem Klavier. | Resim piyanonun üzerinde asılı duruyor. |
| Der Vogel fliegt über dem See. | Kuş denizin üzerinde uçuyor. |
| Das Flugzeug fliegt über dem Wald. | Uçak ormanın üzerinde uçuyor. |
| Ich trage einen Mantel über der Jacke. | Ceketin üzerinde bir de palto giyiyorum. |
Über, -i halindeki bir isimle birlikte kullanıldığı zaman ise bir cisim veya şahsın üzerinden geçen veya üzerine doğru yapılan bir hareketi gösterir ve “üzerine” veya benzer şekillerde Türkçeye çevrilir.
| ALMANCA | TÜRKÇE |
|---|---|
| Der Weg führt über den Berg. | Yol dağ üzerinden geçiyor. |
| Die Straße führt über die Grenze. | Cadde sınırdan geçiyor. |
| Ich hänge die Lampe über den Tisch. | Lambayı masanın üzerine asıyorum. |
| Wir hängen das Bild über das Sofa. | Resmi divanın üzerine asıyoruz. |
Über edatı ayrıca bir eylemin sebebini ifade etmek içinde kullanılabilir. Bu anlamda kullanıldığı takdirde “hakkında” şeklinde veya benzer şekillerde Türkçeye tercüme edilir.
| ALMANCA | TÜRKÇE |
|---|---|
| Der Vater ärgert sich über den Unfall. | Baba kazaya kızıyor. |
| Ich freue mich über den Zufall. | Tesadüfe seviniyorum. |
| Der Chef ärgert sich über die Unordnung in der Fabrik. | Şef fabrikadaki düzensizliğe kızıyor. |
| Der Professor redet über seine neue Erfindung. | Profesör yeni keşfi hakkında konuşuyor. |
| Er schreibt über seine Reise nach England. | O İngiltere seyahati hakkında yazıyor. |
Über, sayı veya zaman gösteren sözcüklerle birlikte kullanıldığında belirtilen birimlerin üzerinde ve fazlasında olmayı gösterir.
| ALMANCA | TÜRKÇE |
|---|---|
| Der Brief wiegt über 20 g. | Mektup 20 gramın üzerinde. |
| Über 4 Wochen blieb er bei uns. | Bizde 4 haftadan fazla kaldı. |
| Er ist über 8 Tage in England. | 8 günden fazla İngiltere’dedir. |
| Mein Vater ist über 60 Jahre. | Babam 60 yaşının üzerindedir. |
| Der Bau der neuen Fabrik dauerte über 2 Jahre. | Yeni fabrikanın inşaatı iki yıldan fazla sürdü. |
Bu yazının kalıcı bağlantısı https://pratikalmanca.com/almanca-uber-ile-ilgili-cumleler/
Ara 02
Almanca Neben, -e halinde bir isimle birlikte kullanıldığında bir cisim veya şahsın yanında veya yakınlarında bulunmayı gösterir ve “yanında” şeklinde Türkçeye tercüme edilir.
| ALMANCA | TÜRKÇE |
|---|---|
| Der Stuhl steht neben dem Schrank | Sandalye dolabın yanında duruyor |
| Das Hotel ist neben dem Bahnhof. | Otel istasyonun yanındadır. |
| Der Direktor steht neben mir. | Müdür benim yanımda duruyor |
| Der Fotoapparat steht neben den Büchern. | Fotoğraf makinesi kitapların yanında duruyor. |
| Der Füller liegt neben deinem Bleistift. | Dolmakalem kurşunkaleminin yanında bulunuyor. |
Neben -i halindeki bir isimle kullanıldığı takdirde bir cisim veya şahsın yanına doğru yapılan bir hareketi gösterir ve “yanına” olarak Türkçeye çevrilir.
| ALMANCA | TÜRKÇE |
|---|---|
| Wir stellen den Stuhl neben den Schrank. | Biz sandalyeyi dolabın yanına koyuyoruz. |
| Die Tochter setzt sich neben die Mutter. | Kız çocuk annenin yanına oturuyor. |
| Die Katze legt sich neben das Bett. | Kedi yatağın yanına yatıyor. |
| Sie stellen die Vase neben den Fernseher. | Onlar vazoyu televizyonun yanına koyuyor. |
Bu yazının kalıcı bağlantısı https://pratikalmanca.com/neben-almanca-cumleler/
Kas 25
Almanca In -e halindeki isimlerle birlikte kullanıldığında kapalı bir mekanın içinde bulunmayı ifade eder ve “içinde” şeklinde Türkçeye tercüme edilir.
| Das Hotel ist in einem großen Wald. | Otel büyük bir ormanın içindedir. |
| Die Gäste sitzen in dem Garten. | Misafirler bahçede oturuyor. |
| Deine Kleider liegen in diesem Schrank. | Elbiselerin bu dolapta bulunuyor. |
| Der Vater schläft in seinem Zimmer. | Baba odasında uyuyor. |
| Ich habe meine Bücher in meiner Tasche. | Kitaplarım çantanın içindedir. |
In edatı dem tanımlığıyla birlikte kullanıldığında im şeklinde kısaltılabilir. Türkçeye çevrilişinde de “içinde” yerinde kısaca isme eklenen “-de,-da” takılarını kullanmak mümkündür.
In edatı -i halindeki isimlerle birlikte kullanıldığında ise kapalı bir mekanın içine doğru yapılan bir hareketi gösterir ve “içine” şeklinde Türkçeye tercüme edilir. “içine” yerine isme eklenen “-e, -a” veya “-ye, -ya” takılarını kullanmak mümkündür.
| Hans geht in sein Zimmer. | Hans odasına gidiyor. |
| Ich habe deine Bücher in den Schrank gelegt. | Kitaplarını dolabın içine koydum. |
| Die Mutter legt den Topf in den Kühlschrank. | Anne tencereyi buzdolabına koyuyor. |
| Die Kinder gehen in den Wald. | Çocuklar ormana gidiyor. |
| Er steckt das Geld in die Tasche. | O parayı cebine sokuyor. |
| Wir gehen heute ins Kino. | Bugün sinemaya gidiyoruz. |
| Gestern gingen wir ins Theater. | Dün tiyatroya gittik. |
In edatını bir mekanla ilgili olmaksızın genel anlamda çeşitli şekillerde de kullanmak mümkündür
| In der Wissenschaft gibt es mehrere Theorien. | Bilimde birçok teori vardır. |
| In der Kunst gibt es viele Richtungen. | Sanatta birçok akım vardır. |
| Er hat sich in seiner Ansicht geirrt. | O fikirlerinde yanıldı. |
| In der Aufregung habe ich alles falsch gemacht. | Heyecandan herşeyi yanlış yaptım. |
| Mehmet hat sich in eine Italienerin verliebt. | Mehmet bir İtalyana aşık oldu. |
In ayrıca zaman gösteren isimlerle birlikte bir zaman biriminin içinde bulunmaya göstermek için de kullanılabilir.
| In diesen Tagen regnet es hier viel. | Bugünlerde burada çok yağmur yağıyor. |
| Ich komme in 6 Tagen wiederzurück. | 6 gün içinde tekrar geri geleceğim. |
| In 24 Stunden werden Sie wieder gesund. | 24 saat içinde tekrar sağlıklı olacaksınız (iyileşeceksiniz) |
| Das Haus wird in 3 Monaten fertig. | Ev 3 ay içinde tamamlanacak. |
Bu yazının kalıcı bağlantısı https://pratikalmanca.com/almanca-in-kullanimi/