inszenieren Ne DemeK
inszenieren Türkçe Çevirisi
sahnelemek, sahneye koymak
inszenieren Telaffuzu, Sesli Okunuşu
Şub 20
inszenieren Türkçe Çevirisi
sahnelemek, sahneye koymak
inszenieren Telaffuzu, Sesli Okunuşu
Bu yazının kalıcı bağlantısı https://pratikalmanca.com/inszenieren-ne-demek/
Şub 20
Mensch Türkçe Çevirisi
insan, adam, şahıs, kişi
Mensch Telaffuzu, Sesli Okunuşu
| TÜRKÇE | ALMANCA |
|---|---|
| eski zaman insanı | der Mensch der Vorzeit |
Bu yazının kalıcı bağlantısı https://pratikalmanca.com/mensch-ne-demek/
Şub 20
wagen Türkçe Çevirisi
cüret/cesaret etmek, tehlikeye atmak
wagen Telaffuzu, Sesli Okunuşu
| TÜRKÇE | ALMANCA |
|---|---|
| ağaç, balık, araba belirli | der Baum, der Fisch, der Wagen |
| araca hâkimiyetini kaybetti | er verlor die Kontrolle über den Wagen |
Bu yazının kalıcı bağlantısı https://pratikalmanca.com/wagen-ne-demek/
Şub 20
Die Pause Türkçe Çevirisi
ara, mola, duraklama, teneffüs, perde arası, devre arası
Die Pause Telaffuzu, Sesli Okunuşu
| TÜRKÇE | ALMANCA |
|---|---|
| ara vermek | eine Pause einschalten |
| ara/mola vermek | eine Pause einlegen |
Bu yazının kalıcı bağlantısı https://pratikalmanca.com/pause-ne-demek/
Şub 20
treten Türkçe Çevirisi
tepmek
treten Telaffuzu, Sesli Okunuşu
| TÜRKÇE | ALMANCA |
|---|---|
| debriyaja basmak | die Kupplung treten |
| greve girmek | in den Streik treten |
| harekete geçmek | in Aktion treten |
| greve başlamak | in den Ausstand treten |
| daha idareli olmak | kürzer treten |
| jemandes | biri(si)ninbiri(si)nin izinden gitmek | in jemandes Fußstapfen treten |
| yerinde saymak, ilerleyememek | auf der Stelle treten, nicht von der Stelle kommen |
| jemandem | biri(si)nebiri(si)ne baskı yapmak | jemandem auf die Zehen treten |
| belirmek, ortaya çıkmak | in Erscheinung treten |
| kendini yormamak | langsamer treten |
| emekli olmak | in den Ruhestand treten |
| buyurun girin! | bitte, treten Sie ein! |
| jemanden | biri(si)nibiri(si)ni incitmek | jemandem auf die Zehen treten |
| jemandem | biri(si)nebiri(si)ne karşı pot kırmak | (bei jemandem) ins Fettnäpfchen treten |
| (yatağından) taşmak | über die Ufer treten |
| yürürlükten kalkmak | außer Kraft treten |
| jemanden | biri(si)nibiri(si)ni incitmek | jemandem zu nahe treten |
| yürürlüğe girmek | in Kraft treten |
| yerine geçmek (-in) | an die Stelle treten von (oder | veyaodGenitiv | -in hali gen) |
Bu yazının kalıcı bağlantısı https://pratikalmanca.com/treten-ne-demek/