Almanca Dişçi Diyalogları
| Bir dişçiye gitmem gerekiyor |
Ich muss zum Zahnarzt |
| Bana bir dişçi tavsiye edebilir misiniz? |
Können Sie mir einen Zahnarzt empehlen? |
| Nerede iyi bir dişçi bulabilirim? |
Wo kann ich einen guten Zahnarzt finden? |
| Diş hekimini görebilir miyim? |
Kann ich den Zahnarzt sehen? |
| Ne zamana randevu alabilirim? |
Wann kann ich mich beim Zahnarzt anmelden? |
| Dr …. ‘dan acil bir randevu alabilir miyim? |
Kann ich eilig benim Dr …… einen Termin festsetzen? |
| Daha erken olamaz mı? |
Kann es nicht früher sein? |
| Dişim kırık |
Mein Zahn ist gebrochen |
| Dişimi kırdım |
Ich habe meinen Zahn gebrochen |
| Dişim ağrıyor. |
Ich habe Zahnschmerzen |
| Dişimde abse var. |
Ich habe Zahnabszess |
| ….. Dişim ağrıyor. |
Mein …… Zahn schmerzt. |
| * Üstteki |
oberer |
| * Alttaki |
unterer |
| * Ön taraftaki |
vorderer |
| * Arka taraftaki |
hinterer |
| Geçici bir tedavi istiyorum |
Können Sie ihn vorläufig behandeln? |
| Çekilmesini istemiyorum. |
Ich möchte nicht ziehen lassen. |
| Lokal anestezi yapıyor musunuz? |
Machen Sie eine lokale Anasthesierung?; |
| Anestezi yapabilir misiniz? |
Können Sie anasthesieren? |
| Dolgumu kaybettim |
Ich habe meine Zahnfüllung verloren |
| Diş etlerim ağrıyor. |
Ich habe Zahnfleischschmerzen. |
| Diş etlerim kanıyor. |
Meine Zahnfleische bluten. |
| Takma dişlerim kırıldı |
Meine Stiftzähne sind gebrochen. |
| Bunu tamir edebilir misiniz? |
Können Sie diesen reparieren? |
| Ne zamanda hazır olur? |
Bis wann sind sie fertig? |
| Böyle bir durumda karşılaştığınızda olabilecek konuşmalar. |
| Hangi dişiniz kırıldı? |
Welche Ihrer Zähne ist gebrochen? |
| Röntgen çekmeliyim. |
Ich muss röntgen |
| Dişinize dolgu yapılabilir. |
Ihr Zahn kann gefült werden. |
| Kötü kırılmış |
Es ist schlecht gebrochen |
| Dişiniz çekilebilir. |
Ihr Zahn kann gezogen werden |
| Dişinizde abse var |
Sie haben Zahnabszess |
| Antibiyotik kullanmanız lazım. |
Sie müssen Antibiothikum nehmen. |
| Abse olduğu için dolgu yapılamaz. |
Es ist nicht möglich, Ihren Zahn zu füllen, weil Sie Abszess haben |
| Kronik abse var, çekilmesi lazım. |
Es ist ein chronischer Abszess, man muss ihn ziehen. |
| Kanal tedavisiyle kurtulabilir. |
Es kann vielleicht durch Endothonische Behandlung gerettet werden |
Bu yazının kalıcı bağlantısı https://pratikalmanca.com/almanca-disci-diyaloglari/
Almanca Eczane Diyalogları
| ECZANE |
APHOTHEKE |
| En yakın eczane nerede? |
Wo ist die nähere Apotheke? |
| Bu yakınlarda nöbetci eczane var mı? |
Ist hier in der Nähe eine Apotheke mit Nachdienst? |
| Eczaneler saat kaçta açılıyor/kapanıyor? |
Um wieviel Uhr sind die Apotheken geöffnet/geschlossen? |
| ……… alabilir miyim? |
Kann ich …….. Nehmen? |
| * Ağrı kesici |
ein schmerzstillendes Medikament |
| * Aspirin |
Aspirin |
| * Adet bezi |
Menstruaionsbinde |
| * Böceklerden korunmak için ilaç |
Insektenpulver |
| * Burun damlası |
Nasentropfen |
| * Boğaz pastili |
Halspastille |
| * Doğum kontrol hapı |
Antibabypille |
| * Dezenfektan |
Desinfektionsmittel |
| * Demir hapı |
Eisenpräperat |
| * Derece |
Thermometer |
| * Esnek sargı |
Elastisches Bindemittel |
| * Fitil |
Wattebausch |
| * Göz damlası |
Augentropfen |
| * Gargara |
Gurgelwasser |
| * İlk yardım çantası |
Erste Hilfetasche |
| * Klor tableti |
Chlortablette |
| * Kulak damlası |
Ohrentropfen |
| * Gazlı bez |
Mullbinde |
| * Kinin hapı |
Chinintablette |
| * Kağıt mendil |
Papiertuch |
| * Müshil |
Abführmittel |
| * Nasır bandı |
Fistelbandage |
| * Sargı |
Bandage |
| * Plaster |
Wund Pflaster |
| * Pamuk |
Baumwolle |
| * Sakinleştirici |
Beruhigungsmittel |
| * Tentürdiyod |
Jodtinktur |
| * Tampon |
Tampon |
| * Uyku ilacı |
Schlaftabletten |
| * Yara merhemi |
Wundensalbe |
| * Vitamin ilacı |
Vitamintablette |
| Bebeğim için bir şey alacaktım. |
Ich möchte etwas für Baby kaufen. |
| ……….. İstiyorum. |
Ich möchte ………. |
| * Mama |
Mehlbrei |
| * Önlük |
Kinderlätzchen |
| * Emzik |
Gummilutscher |
| * Biberon |
Saugflasche |
| * Kundak |
Windeln |
| * Talk pudrası |
Puder |
| * Plastik çocuk donu |
Plastische Kinderunterhose |
| Bu reçeteyi hazırlar mısınız? |
Können Sie diese Rezept ausschreiben |
| Reçetesiz alabilir miyim? |
Kann ich ohne Rezept kaufen? |
| ……. İçin bir şeyler istiyorum. |
Ich möchte etwas gegen ….. |
| Bekleyecek miyim? |
Soll ich warten? |
| ….. İçin birşeyler istiyorum. |
Ich möchte etwas |
| * Nezle |
Schnupfen |
| * Öksürük |
Husten |
| * Saman nezlesi |
Heuscnupfen |
| * Mide bozulması |
Magenverstimmung |
| * Güneş yanığı |
Sonnenbrand |
| * Böcek sokması |
Insektenbeissung |
| * Yol tutması |
Übelkeit |
| Böyle bir durumda kalınca karşılaşacağınız konuşma: |
| Ne kadar süredir bu ilacı kullanıyorsunuz? |
Wie lange haben Sie diese Arznei eingenommen? |
| Sadece yüzeysel kullanılır, içilmez. |
Nur für äusserbenutzung, ist nicht zu trinken. |
| Bu ilacı reçetesiz alamazsınız. |
Sie können diese Arzneimittel ohne Rezept nicht kaufen. |
| Sağlık sigortanız var mı? |
Haben Sie Gesundheitsversicherung? |
| Bana …………. yazabilir misiniz? |
|
| * Ağrı kesici |
schmerzstillendes Mittel |
| * Sakinleştirici |
Beruhigungsmittel |
| * Antibiyotik |
Antibiothikum |
| * Uyku ilacı |
Schlaftabletten |
| * Antidepresan |
Antidepressantivsmittel |
| Penisiline alerjim var. |
Ich habe Allergie gegen Penizilin. |
| Çok kuvvetli bir şey istemiyorum. |
Ich möchte nicht stärkeres. |
| Bundan günde kaç kez almalıyım? |
Wieviel soll ich davon täglich nehmen? |
| Bunları bütün mü yutacağım? |
Soll ich diese ganz schlucken? |
| Hangi ilaçları alıyorsunuz? |
Welche Medikamente nehmen Sie? |
| İğne ile mi yoksa ağız yolu ile mi? |
Durch Injektion oder oral? |
| Bu ilaçtan …………. Alın. |
Nehmen Sie diese Medizin …… |
| * Saatte bir |
|
| * İki saatte bir |
|
| * Günde bir kez |
|
| * Günde üç kez |
|
| * Yemeklerden önce |
|
| * Yemeklerden sonra |
|
| * Sabah/gece |
|
| * Ağrı olursa |
|
| Bu ilaçtan hergün iki kaşık alın. |
Nehmen Sie diese Medizin zwei Löffel täglich |
Bu yazının kalıcı bağlantısı https://pratikalmanca.com/almanca-eczane-diyaloglari/
Almanca Hasta Doktor Diyalogları.
| Genel Sorular |
Allgemeine Fragen |
| Bana bir doktor çağırın lütfen! |
Bitte, rufen Sie für mich einen Arzt! |
| Kendimi iyi hissetmiyorum. |
Ich fühle mich nicht gut. |
| Bana bir doktor çağır mısınız? |
Können Sie für mich einen Arzt rufen? |
| Burada doktor var mı? |
Ist hier ein Arzt? |
| Çabuk bir doktor lazım. |
Ich brauche sofort einen Arzt. |
| Bu yakınlarda uzman bir Doktor var mı? |
Ist hier in der Nähe ein Facharzt? |
| Türkçe bilen bir doktor bulabilir miyim? |
Kann ich ein Arzt, der Türkisch spricht, finden? |
| Doktorun muayenehanesi nerede? |
Wo ist das ärztliches Untersuchungszimmer? |
| Muayene saatleri ne zaman? |
Wann sind die Sprechstunden? |
| Doktor beni muayene etmek için buraya gelebilir mi? |
Kann der Arzt zur Untersuchung hier kommen? |
| Kıpırdayamıyorum. |
Ich kann mich nicht bewegen. |
| Lütfen doktoru buraya getirin. |
Bitte bringen Sie den Arzt schnell kommen? |
| Doktor saat kaçta gelebilir? |
Um wieviel Uhr kann der Arzt kommen? |
| Doktor ne zaman gelebilir? |
Wann kann der Arzt kommen? |
| Doktorla ne zaman görüşebilirim? |
Wann kann ich mit dem Arzt sprechen? |
| Dahiliyeci |
Internist |
| Çocuk doktoru |
Kinderarzt |
| Jinekolog |
Frauenarzt/Gynäkolog |
| Göz doktoru |
Augenarzt |
| Bana bir …. Tavsiye edebilir misiniz? |
Können Sie mir einen …. Empfehlen? |
| Doktor saat kaçta burada |
Um wieviel Uhr ist der Arzt hier? |
| Bir randevu alabilir miyim? |
Kann ich eine Sprechstunde nehmen? |
| Yarın için. |
Für morgen. |
| Mümkün olduğu kadar erken. |
Kurz wie möglich. |
| Bugün için |
Für heute. |
| Hastalıklar |
Krankheiten |
| Kendimi iyi hissetmiyorum. |
Ich fühle mich nicht gut. |
| Birkaç gündür böyleyim. |
Ich bin seit einigen Tagen so. |
| Hastayım. |
Ich bin krank. |
| Başım dönüyor. |
Es schwindelt mir. |
| Titriyorum. |
Ich zittere |
| Bulantım var. |
Mir ist übel. |
| Ateşim var |
Ich habe Fieber. |
| Ateşim 39 derece. |
Meine Temperatur ist 39 Grad. |
| Kustum |
Ich habe mich erbrochen |
| Kabızım |
Ich leide an Verstopfung. |
| Bağırsaklarım bozuk. |
Ich habe Bauchgrimmen. |
| Belim ağrıyor. |
Ich habe Rückenschmerzen |
| Boğazım ağrıyor. |
Ich habe Halsschmerzen |
| Başım ağrıyor. |
Ich habe Kopfschmerzen |
| Dişim ağrıyor. |
Ich habe Zahnschmerzen |
| Kulağım ağrıyor. |
Ich habe Ohrschmerzen |
| Midem ağrıyor. |
Ich habe Magenschmerzen |
| Öksüyorum. |
Ich huste |
| Boynum tutuldu. |
Ich habe einen steifen |
| Kramp girdi |
Ich bekam einen Wadenkrampf |
| Güneş çarptı. |
Ich habe einen Sonnenstich bekommen. |
| Burnum kanıyor. |
Meine Nase blutet. |
| Şeker hastasıyım. |
Ich leide an Diabetes. |
| ……………. Var |
|
| Astımım |
Ich leide an Asthma. |
| Hazımsızlık |
Ich habe Verdaungsbeschwerden |
| Romatizmam |
Ich leide an Romathismus. |
| …………. e/a karşı alerjim var. |
Ich habe Allergie gegen…. |
| Çarpıntım var. |
Ich leide an Herzklopfen. |
| Nefes almaka zorlanıyorum. |
Ich kann nur mit Mühe atmen. |
| Göğüsümde bir ağrı var. |
Ich habe Brustschmerzen. |
| Tansiyonum yüksek. |
Ich habe erhöhter Blutdruck |
| …………… yıl önce kalp krizi geçirdim. |
Ich habe vor ….. Jahre einen Herzanfall bekommen. |
| Bir kez/iki kez kalp krizi geçirdim. |
Ich habe ein/zwei Mal Herzanfall bekommen. |
| Böyle bir durumla karşılaştığınızda alabileceğiniz yanıtlar: |
| Ne zamandan beri kendinizi böyle hissediyorsunuz. |
Seit wann fühlen Sie sich so |
| Kolunuzu sıvayın lütfen! |
Bitte krempeln Sie sich die ärmel auf |
| Tansiyonuzu ölçeceğim. |
Ich werde Ihren Blutdruck messen |
| Ateşiniz var. |
Sie haben Fieber. |
| Şuraya uzanın lütfen. |
Legen Sie sich hier lang hin. |
| Ağzınızı açın. |
Offnen Sie Ihren Mund. |
| Derin nefes alın. |
Bitte atmen Sie tief. |
| Öksürün lütfen. |
Bitte, husten! |
| Neresi ağrıyor. |
Wo tut es Ihnen weh? |
| …. Var. |
Sie haben ……. |
| Apandistiniz |
Blindarmentzündung. |
| ….. İltihabı. |
…… entzündung. |
| Gastritiniz |
Magenschleimhautentzündung. |
| Grip olmuşsunuz. |
Sie haben Grippe |
| Sarılık olmuşsunuz. |
Sie haben Gelbsucht. |
| Kızamık çıkarıyorsunuz. |
Sie haben Masern |
| Zatüre olmuşsunuz. |
Lungenentzündung. |
| Zehirlenmişsiniz |
Sie haben sich vergiftet. |
| Zührevi bir hastalığa yakalanmışsınız. |
Geschlechtskrankenheit |
| Bulaşıdır |
Es ist ansteckend. |
| Bulaşı değil. |
Es ist nicht ansteckend. |
| …. Numesini istiyorum. |
Ich möchte …. |
| İdrar |
Ihre Harnprobe. |
| Kan |
Ihre Blutprobe |
| Gayta |
Ihre Extrementprobe |
| Bir uzmana gitmenizi öneriyorum. |
Ich empehle Ihnen, zum Facharzt zu gehen. |
| Genel bir sağlık kontrolü için hastaneye gitmeniz gerekiyor. |
Sie brauchen eine scharfe Gesundheitskontrolle. |
| …… gün istirahat etmeniz gerekiyor. |
Sie müssen …… Tage ruhen. |
| ….. Gün yatakta kalmanız gerekiyor. |
Sie müssen sich … Tage im Bett liegen bleiben. |
|
|
| Doktorun size söyleyecekleri: |
|
| Nasıl bir tedavi alıyorsunuz? |
Wie werden Sie ärztlich behandelt? |
| Daha önce hastalığınızla ilgili tedavi gördünüz mü? |
Sind Sie vorher wegen Ihrer Krankheit ärztlich behandelt worden? |
Bu yazının kalıcı bağlantısı https://pratikalmanca.com/almanca-hasta-doktor-diyaloglari/
| Telefon etmek |
Anrufen Bemerkung |
| Kişinin telefon numarasını öğrenmek için ” Was ist Ihre Telephonnummer? ” sorusu sorulur. |
| Telefon numaralarını söylerken bizim kullandığımızdan farklı olarak numaralar teker teker söylenir: |
Örneğin; 278 26 45? Zwei, sieben, acht, zwei, sechs, vier, fünf şeklinde söylenir.
| Telefon nerede? |
Wo ist das Telephon? |
| Telefon kartı istiyorum. |
Ich will eine Telephonkarte. |
| En yakın telefon kulübesi nerede? |
Wo ist die nähere Telephonzelle? |
| Telefonunuzu kullanabilir miyim? |
Darf ich Ihr Telephon benutzen? |
| Ankara için telefon rehberiniz var mı? |
Haben Sie ein Telephonbuch für Ankara? |
| Türkiye’ye telefon açmak istiyorum. |
Ich möchte in die Türkei telephonieren. |
| Türkiyey’nin telefon kodu kaç? |
Was ist die Vorwahlnummer der Türkei? |
| Yurt dışına telefon etmem için hangi numarayı çevirmem gerekiyor. |
Welche nummer soll ich für internationalen Anruf wählen? |
| Operatör ile konuşma |
Spechen mit dem (der) Telephonist |
| Türkçe biliyor musunuz? |
Sprechen Sie Türkisch? |
| Ankara 278 26 45’i bağlar mısınız? |
Verbinden Sie mich bitte Ankara 278 26 45! |
| Bana bu numarayı bağlar mısınız? |
Verbinden Sie mich bitte diese Nummer! |
| Bana 278 26 45’i bağlar mısınız? |
Verbinden Sie mich bitte 278 26 45! |
| Ödemeli aramak istiyorum! |
Ich möchte unter Nachnahme anrufen! |
| Görüşmeden sonra ne kadar tuttuğunu söyler misiniz? |
Bitte, sagen Sie mir nach dem Telephongespräch den Betrag! |
| Telefon Görüşmesi |
Telephongespräch |
| Alo, ben …. |
Helo, Hier ist ….. |
| ….. İle konuşmak istiyorum. |
Ich möchte mit Hernn/Frau …. Sprechen. |
| Siz ….. Misiniz? |
Ist dort Herr/Frau ….? |
| Daha yavaş konuşuyor musunuz? |
Bitte, sprechen Sie langsam. |
| Daha yüksek sesle konuşur musunuz? |
Sprechen Sie lauter! |
| ….. Orada mı? |
Ist Herr/Frau ….. Dort? |
| Ne zaman geri döner? |
Wann ist er/sie zurück? |
| Aradığımızı söyler misiniz? |
Bitte, sagen Sie ihm/ihr dass ich angerufen habe! |
| Yurtdışından arıyorum. |
Ich rufe international an. |
| Londra’dan arıyorum. |
Ich rufe von London an. |
| Beni aramasını söyler misiniz? |
Bitte sagen Sie, dass er/sie mich anrufen soll |
| Ona mesajımı iletir misiniz? |
Bitte übermitteln Sie ihm/ihr meinen Nachricht! |
| Problemler |
Problemen |
| Görüşmeyi yapamadım. |
Ich konnte nicht sprechen |
| Biraz sonra tekrar dener misiniz? |
Bitte versuchen Sie noch ein mal später! |
| Bana yanlış numara vermişsiniz. |
Sie haben falsche Nummer gegeben. |
| Sanırım hatlar meşgul! |
Ich denke, das Netz ist besetzt. |
| Ücret |
Preis |
| Telefon görüşmesi için (esnasında kullanılabilecek deyimler) |
| Sizi birisi aradı. |
Jemand hat Sie angerufen. |
| Hangi numarayı arıyorsunuz? |
Welche Nummer wollen Sie wählen? |
| Şebeke meşgul |
Das Fernsprechnetz ist besetzt |
| Cevap vermiyor. |
Dort ist keine Antwort |
| Yanlış numara çevirdiniz. |
Sie haben falsche Nummer gewählt. |
| Telefon bozuk. |
Das Telephon ist defekt. |
| Bir dakika, lütfen. |
Eine Minute, bitte! |
| Bekleyin, lütfen! |
Warten Sie bitte! |
| Şu anda dışarıda. |
Er/sie ist draussen. |
| Bu görüşme ne kadar tuttu? |
Wieviel muss ich für den Anruf bezahlen? |
| Bu görüşmenin ücretini ödemek istiyorum. |
Ich möchte die Kosten für diesen Anruf bezahlen. |
Bu yazının kalıcı bağlantısı https://pratikalmanca.com/almanca-telefon-konusmasi/
| Telgraf/Teleks |
Telgramm/Telex |
| Normal |
Normal |
| Acele |
Elit |
| Yıldırım |
Blitz |
| Bir telgraf/teleks çekmek istiyorum. |
Ich möchte ein Telegramm/Telex senden. |
| Bir form alabilir miyim, lütfen? |
Kann ich ein Formular nehmen, bitte? |
| Kelimesi kaç lira? |
Was kostet ein Wort? |
| Ankara’ya telgraf ne zamanda gider? |
Wie lange dauert ein Telegramm nach Ankara? |
| Türkiye’ye telgraf ne zamanda gider? |
Wie lange dauert ein Telegramm in die Türkei? |
Bu yazının kalıcı bağlantısı https://pratikalmanca.com/almanca-telgraf-gondermek/